Kökler ve Kemikler
“Anne yetiş! Kemikler… ölüm görünüyor anne, makine mezarları kazıp gitmiş ölümün üstünü açmışlar kemiklerle flüt çalıyor rüzgâr” maden şantiyesinde dikenli teller oyulmuş kafası Kazdağları’nın, göletlerde…
“Anne yetiş! Kemikler… ölüm görünüyor anne, makine mezarları kazıp gitmiş ölümün üstünü açmışlar kemiklerle flüt çalıyor rüzgâr” maden şantiyesinde dikenli teller oyulmuş kafası Kazdağları’nın, göletlerde…
“Anne yetiş! Kemikler… ölüm görünüyor anne, makine mezarları kazıp gitmiş ölümün üstünü açmışlar kemiklerle flüt çalıyor rüzgâr” maden şantiyesinde dikenli teller oyulmuş kafası Kazdağları’nın, göletlerde sazan, bahçede hasta biber yaralı orman uluyor, iniltiler derinden yol boyunca açıkta ince, kalın kökler kökler diyorum, aynıdır kemikler ağaçlar insan... Titrer yaprak, üşür gündüz bırakmazlar mezarda uyusun ölüm rüzgârı ağaca bırakmazlar, durmadan keser zorbadır düzen, tutar tüm kentleri zehirler yeme o domatesi, siyanürü evlere getirdiler!