Sürgünlüğün Bin Yüzü
Sürgünlük, kaçınılmaz olanı yaşamaktır. Yersizliğin, yurtsuzluğun kıyısına gelinmekle başlar. Bunun ivmesi de koşulların gücünden gelir. Karşı konulan, savaşılan koşullarda yenik düşmenin ardından kaçınılıp…
Sürgünlük, kaçınılmaz olanı yaşamaktır. Yersizliğin, yurtsuzluğun kıyısına gelinmekle başlar. Bunun ivmesi de koşulların gücünden gelir. Karşı konulan, savaşılan koşullarda yenik düşmenin ardından kaçınılıp…
Sürgünlük, kaçınılmaz olanı yaşamaktır. Yersizliğin, yurtsuzluğun kıyısına gelinmekle başlar. Bunun ivmesi de koşulların gücünden gelir. Karşı konulan, savaşılan koşullarda yenik düşmenin ardından kaçınılıp sığınılacak bir yer/yurt arayışıdır tüm bunlar sonrasında yaşanılan. Kopuş burada başlar işte: Bir yol çatına gelen üç kardeşler masal kahramanlarının dönüşsüz seçenekleri sunulmuştur ona; ya zorunlu olanın kanatlarında takılıp gidecek, ya gönüllü bir yolun yolcusu olacak ya da sızılarını yaşayacağı yolun kılavuzu kesilecek. Nereye, ne yöne de gitse kalbinde o sözlerin mührü olacak hep: Sürgün. Feridun Andaç, Julio Cortazar'dan Tahar Ben Jelloun'a, Oya Baydar'dan İlhan Berk'e, pek çok aydının sürgünlük, yersiz/yurtsuzluk üzerine düşüncelerini, duygularını ve yaşadıklarını bu kitapta topladı. Sürgünlüğün Bin Yüzü, sürgündeki edebiyatçıların ve sürgün edebiyatının benzersiz bir buluşması.