Sensizliğin Ardından Sessizce
Sensizliğin Ardından Sessizce… Gözlerimde uzaklara dalıp giden o simsiyah nokta gibi, kalbimin en derin yerine gömülen hasret mevsimlerinde kayboldum. Çırpındım… Defalarca. Ama ne tutunabildiğim eller geri…
Sensizliğin Ardından Sessizce… Gözlerimde uzaklara dalıp giden o simsiyah nokta gibi, kalbimin en derin yerine gömülen hasret mevsimlerinde kayboldum. Çırpındım… Defalarca. Ama ne tutunabildiğim eller geri…
Sensizliğin Ardından Sessizce… Gözlerimde uzaklara dalıp giden o simsiyah nokta gibi, kalbimin en derin yerine gömülen hasret mevsimlerinde kayboldum. Çırpındım… Defalarca. Ama ne tutunabildiğim eller geri döndü ne de boğazımda düğümlenen o “elveda” kelimesi dile gelebildi. Benimkisi sessizce büyüyen bir aşktı… Kimse duymadan filizlenen, kimse görmeden derinleşen; özlemin en ince dallarında açıp yine özlemin rüzgârında savrulan bir sevda. Bu satırlarda, mevsimlerin ardında unutulan umutları, yarım kalan vedaları, söylenemeyen cümleleri ve kalbin en sessiz çığlıklarını bulacaksınız. Her şiir, bir ayrılığın izini, bir bekleyişin sabrını ve sevmenin insan ruhunda bıraktığı en derin yankıyı taşıyor. Çünkü bazen en büyük aşklar, en sessiz yaşananlardır… Sessizce büyüyen aşk benimkisi, Belki de tutunamayan özlem çiçekleri, Mevsimlerin ardında kalmış, Sevdaların gölgesinde kaybolan aşk… Ve geriye, şiirlerin en güzel hâlinde saklı kalan duygular kalır.