Sayfa Altmış Beş
Yarın nişanlanıyorum, diyor, mutlaka beklerim. Benim bu iş yerindeki en özel arkadaşımsın, diye ekliyor gözlerinin içi gülerek. Gözlerinin içine düşüyorum. Keşke diyorum bu kadar özel olmasaydım. İçimden…
Yarın nişanlanıyorum, diyor, mutlaka beklerim. Benim bu iş yerindeki en özel arkadaşımsın, diye ekliyor gözlerinin içi gülerek. Gözlerinin içine düşüyorum. Keşke diyorum bu kadar özel olmasaydım. İçimden…
Yarın nişanlanıyorum, diyor, mutlaka beklerim. Benim bu iş yerindeki en özel arkadaşımsın, diye ekliyor gözlerinin içi gülerek. Gözlerinin içine düşüyorum. Keşke diyorum bu kadar özel olmasaydım. İçimden tabii. Bir şehir yağmur altında kalıyor sanki. Sanki ıslanıyor bir şehir. Çocukluğumun bütün kederleri tek bir sözcükte birleşiyor: Selin. Hiçbir şey söylemiyorum kimseye. Ceketimi omzuma atıyorum. Rüya bitiyor artık. Padişahın kızı, kendisini çok seven kahramanını değil; cebi altınla dolu veziri tercih etmiş. Her sabah yatağımdan kalkıp işe gelişimin o kutsal sebebi yok artık.