Melamice Şiirler
İki yamaç arasına giriyorum Uzunca bir dere yatağında Yeşilin renk tonları ile Eriyen karların suyu Dere yatağına doğru akıyor, Besbelli karla bulanık kafam gibi Suyun kuşların sesi ile karışıyor. Bir gün önce…
İki yamaç arasına giriyorum Uzunca bir dere yatağında Yeşilin renk tonları ile Eriyen karların suyu Dere yatağına doğru akıyor, Besbelli karla bulanık kafam gibi Suyun kuşların sesi ile karışıyor. Bir gün önce…
İki yamaç arasına giriyorum Uzunca bir dere yatağında Yeşilin renk tonları ile Eriyen karların suyu Dere yatağına doğru akıyor, Besbelli karla bulanık kafam gibi Suyun kuşların sesi ile karışıyor. Bir gün önce yağan yağmur ve dolunun vurduğu belli Hallaç pamuğuna çevirmiş dere yatağını Aklıma Hallac-ı Mansur geliyor. Yürüyen koşan nefes alan ben ölünce kimim? Neden korkuyor yakınlarım kefene sarılınca, Kürek kürek toprak atıyorlar üstüme Bende mi öyle yapmıştım, Bak bırakıp gittiler Toprakla bir başıma beni. Yunus Emre oluyorum birden ‘Bir ben var bir de benden içeri’ İnsan ne kadar değişken oluyor Yaşam ile ölüm arası konuklukta. En çokta ölümden sonrası Yürüyorum kırlara kırlara doğru Dudaklarım da ilahiler…