Kitap - Yol Rehberi Gülbanklar Erkanlar
Güneş Yeryüzü'nün annesidir. Işığı ile emzirir, besler Yeryüzünü. Kendi gecesine kapanma zamanı geldiğinde rüzgârın uğultusu, dalgaların gürültüsüyle uyutur onu. Demek ki Yeryüzü ışığın içindeki ısıdır…
Güneş Yeryüzü'nün annesidir. Işığı ile emzirir, besler Yeryüzünü. Kendi gecesine kapanma zamanı geldiğinde rüzgârın uğultusu, dalgaların gürültüsüyle uyutur onu. Demek ki Yeryüzü ışığın içindeki ısıdır…
Güneş Yeryüzü'nün annesidir. Işığı ile emzirir, besler Yeryüzünü. Kendi gecesine kapanma zamanı geldiğinde rüzgârın uğultusu, dalgaların gürültüsüyle uyutur onu. Demek ki Yeryüzü ışığın içindeki ısıdır; görünüşe taşınanlardan daha fazla şeyi içerdiği için ışığın içindeki ısı, sonsuz ruh-sonsuz candır. Sonsuz ruh-sonsuz can kendi zahirine kapandığında Yeryüzü, hisseden doğanın annesi olarak beliriverir: Işığın içindeki ısı cemre donunda Yeryüzü'ne düşer; hava, su ve toprak gebe kalıp ateş alır. 21 Mart'ta doğa doğurur: Sütüyle, yaprağıyla, meyvesiyle tohumuyla besler bizi. Ağaçlar, çiçekler, hayvanlar ve insanlar kendi tohumlarının annesi haline gelince Yeryüzü -Acıktım!, diye seslenir: Ayrılmamıza izin verir. Demek ki anne olarak dondan dona taşındığı için Yeryüzü, sonsuz ruh-sonsuz candır. Bizi de kuşatan şu çevre, yani dünya, aklımız aracılığıyla tanıdığımız şeydir: Yaşama gelince yaşam; canımız-ruhumuz aracılığıyla deneyimleyip gördüğümüz şeydir. Öyleyse yaşamın sır olarak algılanan boşlukları vardır: İşte beden bulamamış canlar bu boşluklarda dolanır-durur. Canımızın-ruhumuzun eyleme geçerek yarattığı bedeni görmekle yetinmeyip anlamaya başladığımızda, yaşamın boşluklarında gezinen ve -Beden Beden!, diye inleyen canlara don oluruz, artık her birimiz sonsuz ruh-sonsuz can'ın bir parçasıyızdır.