Kim Takar İş Güvenliğini
"Bize bir şey olmaz abi!" "Yıllardır böyle yapıyoruz, tık demedi." "Emniyet kemeri mi? O sadece vakit kaybı." Bu cümleleri her gün duyuyoruz. Ta ki o 'bir şey' olana kadar. İş güvenliği, Türkiye’de genellikle…
"Bize bir şey olmaz abi!" "Yıllardır böyle yapıyoruz, tık demedi." "Emniyet kemeri mi? O sadece vakit kaybı." Bu cümleleri her gün duyuyoruz. Ta ki o 'bir şey' olana kadar. İş güvenliği, Türkiye’de genellikle…
"Bize bir şey olmaz abi!" "Yıllardır böyle yapıyoruz, tık demedi." "Emniyet kemeri mi? O sadece vakit kaybı." Bu cümleleri her gün duyuyoruz. Ta ki o 'bir şey' olana kadar. İş güvenliği, Türkiye’de genellikle denetimden kaçılması gereken bir "evrak işi" ya da bareti kafaya takmaktan ibaret bir "şekilcilik" olarak görülüyor. Bu kitap, fabrikalardan, şantiyelere kadar uzanan o meşhur vurdumduymazlığımıza ayna tutuyor. Acı tecrübelerden süzülen dersler, "ihmaller zinciri" dediğimiz o görünmez canavarın nasıl beslendiğini ve en önemlisi bu zincirin nasıl kırılacağını anlatıyor. Soru şu: Gerçekten kim takar iş güvenliğini? Sadece kurallar mı, yoksa akşam eve dönmeni bekleyen sevdiklerin mi?