Kılavuz
Yıllar önce ellerimle gömdüğüm adam şimdi karşımda oturuyor işte. Üstelik o çok sevdiği berjer koltuğunda yine. Az önce doktor da o koltukta mı oturuyordu acaba? Kalın ve yumuşak kolları olan, enseni…
Yıllar önce ellerimle gömdüğüm adam şimdi karşımda oturuyor işte. Üstelik o çok sevdiği berjer koltuğunda yine. Az önce doktor da o koltukta mı oturuyordu acaba? Kalın ve yumuşak kolları olan, enseni…
Yıllar önce ellerimle gömdüğüm adam şimdi karşımda oturuyor işte. Üstelik o çok sevdiği berjer koltuğunda yine. Az önce doktor da o koltukta mı oturuyordu acaba? Kalın ve yumuşak kolları olan, enseni koyabileceğin kadar uzun başlığı bulunan, babam öldükten sonra ne ara otursam, sanki onun kucağındaymış gibi güvende hissettiğim mercan yeşili o koltuk. -Karı gibi ağlama, yakışmıyor sana. Bu lafı da ettiğine göre kesin babam bu. Sakin, rahat, müstehzi. Sessizce birbirimize bakıyoruz şimdi. Saniyeler süren dakikalar, yaralı kuşlar gibi aramızda kanat çırpıyorlar.