Kibrit ve Tütün
Bazı hayatlar besmeleyle başlamaz. Kibrit önce yanar, tütün önce tükenir. Tütün ve Kibrit, evlerin içinden, sokakların kıyısından, çocukluğun yaralı yerlerinden seslenen bir şiir kitabı. Yoksulluğun, inancın…
Bazı hayatlar besmeleyle başlamaz. Kibrit önce yanar, tütün önce tükenir. Tütün ve Kibrit, evlerin içinden, sokakların kıyısından, çocukluğun yaralı yerlerinden seslenen bir şiir kitabı. Yoksulluğun, inancın…
Bazı hayatlar besmeleyle başlamaz. Kibrit önce yanar, tütün önce tükenir. Tütün ve Kibrit, evlerin içinden, sokakların kıyısından, çocukluğun yaralı yerlerinden seslenen bir şiir kitabı. Yoksulluğun, inancın, isyanın, babaların yorgunluğunun ve annelerin sessizliğinin arasından geçiyor. Kimi zaman bir pencere önünde, kimi zaman bir meyhane masasında, kimi zaman da vicdanın en karanlık köşesinde durup bakıyor hayata. Bu şiirlerde Tanrı ile kul arasında mesafe var, umutla küf arasında ince bir çizgi. Ateş yakıyor ama ısıtmıyor; kül kalıyor ama unutturmuyor. Sözcükler süslü değil, yaralı. Dize dize bir hesaplaşma bu; insanla, inançla, ölümle ve sevme biçimleriyle. Tütün ve Kibrit, yanmanın değil, yanmış olmanın kitabı.