Kayıp Geçidin Bekçileri
Tipide yolunu kaybedince aradığın tek şey bir ışıktır. Toroslar'ın en tekinsiz geçidinde, Çatalgedik'te, o gece üç kişi aynı ışığı görür. Biri kazısında açtığı mezardan kaçan bir arkeolog. Biri ardından gelen…
Tipide yolunu kaybedince aradığın tek şey bir ışıktır. Toroslar'ın en tekinsiz geçidinde, Çatalgedik'te, o gece üç kişi aynı ışığı görür. Biri kazısında açtığı mezardan kaçan bir arkeolog. Biri ardından gelen…
Tipide yolunu kaybedince aradığın tek şey bir ışıktır. Toroslar'ın en tekinsiz geçidinde, Çatalgedik'te, o gece üç kişi aynı ışığı görür. Biri kazısında açtığı mezardan kaçan bir arkeolog. Biri ardından gelen ayak seslerini geride bırakmaya çalışan bir mimar. Biri de babasından kalan kulübeye çekilmiş bir orman bekçisi. Ocağın başında, tipi kapıyı döverken, üçü sırayla kendi korkusunu anlatır. Ama her hikâye bittiğinde kulübenin içindeki karanlık biraz daha genişler. Kayıp Geçidin Bekçileri, korkusunu ithal etmeyen bir Anadolu gotiği romanıdır. Eşiğe basılmaz, kapı geceleyin açık bırakılmaz, evin bir iyesi vardır, nöbet devredilmeden bırakılmaz. Bir gece. Bir kulübe. Üç hikâye. Ve hepsini çevreleyen dördüncüsü... "Kaçtığın şey, seni takip etmez. O, zaten varış noktasındadır."