İyi İnsanlar Çağı
Sayfalar kirletiyorum, hayata daha çok benzesinler diye. Ve İnsan Düşer Bazen bir cümlenin içine. Bazen bir düşünceye, bir bedene. Bir şehir gibi. Bir yara gibi. kendinden kaçabildiği kadar özgür; kendine…
Sayfalar kirletiyorum, hayata daha çok benzesinler diye. Ve İnsan Düşer Bazen bir cümlenin içine. Bazen bir düşünceye, bir bedene. Bir şehir gibi. Bir yara gibi. kendinden kaçabildiği kadar özgür; kendine…
Sayfalar kirletiyorum, hayata daha çok benzesinler diye. Ve İnsan Düşer Bazen bir cümlenin içine. Bazen bir düşünceye, bir bedene. Bir şehir gibi. Bir yara gibi. kendinden kaçabildiği kadar özgür; kendine döneceği kadar yalnız. Dokunmak, bir boşluğu başka biriyle yamamaksa... Herkes bir şey saklıyor: bir suç, bir yalnızlık. Arzu, bu absürt tiyatroda unutulmuş en can alıcı replik. Bir şehri içinden atabilir mi insan? Aşk mı bu? Hayır, bu bir suç. Ve geriye sadece kırık cümleler, tükenmiş bakışlar ve bir avuç küfür kaldı. Ruhumun saçlarını taradım. Ve biliyorum, sevgilim, şiir tam burasında nefes nefese kalacak. Küçük bir direniş bu; bir shot, bir şiir, bir yara izi kadar. İnsan bazen, kendinden de düşer. Ve en çok orada acır.