Gelişigüzel Dünya
Neticede bir insanın ölümü bir yıldızın ölümüne pek benzemiyormuş. Süpernova patlaması sonucunda yıldızdan geriye hatıra olarak muhteşem bir renk cümbüşü kalır, sonsuz uzay boşluğunda gezegenimsi nebula…
Neticede bir insanın ölümü bir yıldızın ölümüne pek benzemiyormuş. Süpernova patlaması sonucunda yıldızdan geriye hatıra olarak muhteşem bir renk cümbüşü kalır, sonsuz uzay boşluğunda gezegenimsi nebula…
Neticede bir insanın ölümü bir yıldızın ölümüne pek benzemiyormuş. Süpernova patlaması sonucunda yıldızdan geriye hatıra olarak muhteşem bir renk cümbüşü kalır, sonsuz uzay boşluğunda gezegenimsi nebula; etrafa saçılmış parlayan yıldızların doğumhanesi, kozmik tozlar ve iyonize gazlardan oluşan renkli bulutsu. Peki ya insandan geriye? Hiç. Eğer romantik olmazsan, sofistler ve tasavvufçular gibi kelime oyunları yapmazsan hiçbir şey kalmıyor. Hiç. İnsan biyolojik bir varlık ve ona benliğini kazandıran -onun bilincini oluşturan- tüm unsurlar toprağa düşmesiyle dağılıp gidiyor ve insan yeniden topraktan çıkmıyor, yıldızlarda olduğu gibi bir Zümrüdüanka döngüsü yok burada; bireyin biricikliği zaten buradan geliyor, çaresizliği de. Yani öldükten sonra sonsuza kadar yok olup gideceksek, Bilinç ya da Benlik denilen ve bireyin biricikliğini oluşturan töz Ruh denilen ölümsüz kavramda saklı değilse, hep söylenildiği gibi 'doğmadan önce nasılsa öldükten sonra öyle olacaksa' çalışma masasında duran şu resim aslında hiç var olmamış birinin hayali değil miydi? Hiç.