Düğüm
Düğüm, kayıplarla şekillenmiş bir gençliğin, konuşmadan çürüyen bir ruhun romanı. Kenan’ın hikâyesi; acının bağırmadığı, gözyaşının bile tasarruflu kullanıldığı bir iç çöküş anlatısıdır. Bu metin, okuru…
Düğüm, kayıplarla şekillenmiş bir gençliğin, konuşmadan çürüyen bir ruhun romanı. Kenan’ın hikâyesi; acının bağırmadığı, gözyaşının bile tasarruflu kullanıldığı bir iç çöküş anlatısıdır. Bu metin, okuru…
Düğüm, kayıplarla şekillenmiş bir gençliğin, konuşmadan çürüyen bir ruhun romanı. Kenan’ın hikâyesi; acının bağırmadığı, gözyaşının bile tasarruflu kullanıldığı bir iç çöküş anlatısıdır. Bu metin, okuru rahatlatmayı değil, kendisiyle yüzleştirmeyi amaçlar. Ve okur, sayfalar ilerledikçe şunu fark eder: Bu hikâye Kenan’la sınırlı değildir. Düğüm, sevilmeye layık olduğunu unutmuş insanların kitabıdır. Gürültüsüz acıların, sessizce çöken hayatların… Bu bir umut hikâyesi değil. Bu gerçeğin en çıplak hâli. Okumaya başlamadan önce şunu bil: Bu kitap belki seni ağlatmayabilir. Ama uzun süre suskun bırakır. Çünkü bazı düğümler asla çözülmez. Sadece daha sıkı bağlanır…