Çocukluğun Yokoluşu
Biyolojik açıdan, herhangi bir kültürün kendisini yeniden üretme gereksinimini unutacağı düşünülemez. Ama toplumsal açıdan, bir kültürün çocukluk tasarımını taşımaksızın var olması olanaklıdır. Bebekliğin…
Biyolojik açıdan, herhangi bir kültürün kendisini yeniden üretme gereksinimini unutacağı düşünülemez. Ama toplumsal açıdan, bir kültürün çocukluk tasarımını taşımaksızın var olması olanaklıdır. Bebekliğin…
Biyolojik açıdan, herhangi bir kültürün kendisini yeniden üretme gereksinimini unutacağı düşünülemez. Ama toplumsal açıdan, bir kültürün çocukluk tasarımını taşımaksızın var olması olanaklıdır. Bebekliğin tersine çocukluk, biyolojik bir kategori değil, toplumsal bir kurgudur. Çocukluk tasarımı, Rönesans’ın büyük icatlarından biridir. Bilim, ulus-devlet ve dinsel özgürlük ile birlikte, hem toplumsal bir yapı hem de psikolojik bir koşul olarak çocukluk, on altıncı yüzyılda ortaya çıkmış, günümüze dek inceltilip geliştirilmiştir. Ama tüm toplumsal kurgular gibi çocukluğun süreğen varlığı da kaçınılmaz değildir. Çocukluğun Yokoluşu, çocukluk tasarımının göz kamaştırıcı bir hızla yittiği gözleminden yola çıkarak iletişim araçlarının toplumsallaşma sürecini nasıl etkilediğini; özel olarak matbaa makinesinin çocukluğu nasıl yarattığını, elektronik araçlarınsa onu nasıl yok ettiğini soruşturuyor.