Cinnet
“Şüphesiz Yunus da elçilerden biriydi. Hani o, efendisinden kaçan bir köle gibi ağzına kadar dolu bir gemiyle kaçmıştı. Bunun ardından kur’a çekilmiş ve hayati kayıp denize atılmıştı. Derken o, derin bir…
“Şüphesiz Yunus da elçilerden biriydi. Hani o, efendisinden kaçan bir köle gibi ağzına kadar dolu bir gemiyle kaçmıştı. Bunun ardından kur’a çekilmiş ve hayati kayıp denize atılmıştı. Derken o, derin bir…
“Şüphesiz Yunus da elçilerden biriydi. Hani o, efendisinden kaçan bir köle gibi ağzına kadar dolu bir gemiyle kaçmıştı. Bunun ardından kur’a çekilmiş ve hayati kayıp denize atılmıştı. Derken o, derin bir pişmanlıkla kıvranır hâldeyken iri bir balık tarafından yutulmuştu.” (Kur’an-ı Kerim, Saffat Suresi, 139-144) Bu kitap, geçirmiş olduğum ağır bir depresyon döneminde içime attığım korku, öfke, yalnızlık, terk edilmişlik ve değersizlik gibi duyguları dışa vurma ihtiyacımı, elimin altında bulunan ajandaya yazarak gidermeye çalıştığım günlüklerin bir araya getirilmesiyle oluşmuştur. Bu yazılar bazen birkaç satırdan, bazen de uzun bir iç döküşten ibaretti. Yazdıkça neler hissettiğimi ve neler düşündüğümü daha net görebiliyordum. Bu durum, sağlıklı düşünebilen bir insan için çok şey ifade etmeyebilir. Ancak bunalımdaki bir insan için kendini tanımak, duygu ve düşüncelerini ifade edebilmek ve sorunun kaynağına inebilmek, iyileşmeye giden yolda atılan ilk adımdır.