Çetele
Sabahın ilk ışıklarıyla birlikte kahve kokusu sinmiş masama, düşlerim ise çoktan suya düşmüş gibi. Gözlerimde senin için bir teslimiyet arama; nafile. Yüreğim sana ait olsa da, bakışlarımda tutsak olmanı…
Sabahın ilk ışıklarıyla birlikte kahve kokusu sinmiş masama, düşlerim ise çoktan suya düşmüş gibi. Gözlerimde senin için bir teslimiyet arama; nafile. Yüreğim sana ait olsa da, bakışlarımda tutsak olmanı…
Sabahın ilk ışıklarıyla birlikte kahve kokusu sinmiş masama, düşlerim ise çoktan suya düşmüş gibi. Gözlerimde senin için bir teslimiyet arama; nafile. Yüreğim sana ait olsa da, bakışlarımda tutsak olmanı beklemiyorum artık. Heybemde saklı, tek atımlık bir kurşun var – onu kendime ayırdım. O acı kadehi de öyle. Bilesin ki, öyküm burada bitiyor; yeniden başlamayacak. Çünkü aşk, son durakmış meğer, canım. Veysel Öngören’in *Çetele*’si, günlük hayatın içinden süzülüp gelen, şiir kıvamında bir anlatı. Sözcükler öylesine akıcı ki, okurken damağınızda kalıcı bir tat bırakıyor. Kısa ama etkisi uzun süren, içine çekip bırakmayan bir metin.