Çek Cezanı Hak Ettin
“Kendi Cehenneminde Vicdanınla Baş Başa...” Bazı vedalar hüzün değil, adalet taşır. Bir kalbi kırmanın, verilen emeği hiçe saymanın ve sevdayı oyun sanmanın ağır bir bedeli vardır. Bu kitap; sessizce…
“Kendi Cehenneminde Vicdanınla Baş Başa...” Bazı vedalar hüzün değil, adalet taşır. Bir kalbi kırmanın, verilen emeği hiçe saymanın ve sevdayı oyun sanmanın ağır bir bedeli vardır. Bu kitap; sessizce…
“Kendi Cehenneminde Vicdanınla Baş Başa...” Bazı vedalar hüzün değil, adalet taşır. Bir kalbi kırmanın, verilen emeği hiçe saymanın ve sevdayı oyun sanmanın ağır bir bedeli vardır. Bu kitap; sessizce gidenlerin değil, arkasında yıkılmış bir enkaz bırakıp pişmanlıkla geri dönmeye çalışanlara kapatılan kapıların hikayesidir. “Dön desen de dönemem, bu defter çoktan bitti.” Diyen keskin bir kararlılık... Gece çöktüğünde yankılanan o pişmanlık dolu fısıltılar artık karşılık bulmayacak. Çünkü her gözyaşı masum değildir ve her son, aslında hak edilmiş bir cezadır. Seni kaybedenlerin, kaybettiği gün bittiği o karanlık kuyuda yankılanan tek bir cümle kalıyor geriye: “Ağlama hiç boşuna, bu sonu sen istedin. Çek cezanı, hak ettin!”