Yaşadıklarına tanık olan insanımız, müthiş bir yaratıcılıkla halıda, kilimde, nakışta, çizgide dile getirmiştir yaşamı, doğumu, ölümsüzlüğü, soyunu, bereketi, bolluğu... Çatalhöyük'ten günümüze kadar gelen bu…
Yaşadıklarına tanık olan insanımız, müthiş bir yaratıcılıkla halıda, kilimde, nakışta, çizgide dile getirmiştir yaşamı, doğumu, ölümsüzlüğü, soyunu, bereketi, bolluğu... Çatalhöyük'ten günümüze kadar gelen bu Anadolu motiflerini bizim Picasso'larımız olarak değerlendirmek mümkündür. Sayın Mine Erbek'in Kültür Bakanlığı yayınları arasında çıkan bu kitabı ile kültür mirasımızın ana kaynaklarından olan bezeme motiflerimizi anlamları ile tanımak, bu mirasımızın gelecek kuşaklara aktarılmasında yardımcı olacaktır. HAYAT AĞACI Hayat Ağacı, sürekli gelişen, cennete yükselen hayatın dikey sembolizmini oluşturur. Geniş anlamda sürekli gelişim ve değişim içinde yaşayan evreni sembolize eder. Evrenin üç elementini: toprağın derinliğine inen kökleriyle yeraltını, alt dalları ve gövdesiyle gökyüzünü, ışığa yükselen üst dallarıyla cenneti birleştirir. Yeryüzü ve cennet arasındaki iletişimi sağlar. Servi, sedir, incir, zeytin, asma, hurma, palmiye, kayın, nar, meşe vb. ağaçları toplumlarda hayat ağacının sembolüdür. Hayat ağacının üzerindeki kuşlar, zamanı gelince uçacak olan can kuşlarıdır. EJDER Genelde aslan pençeli, kuyruğu yılanı anımsatan kanatlı bir hayvan olarak stilize edilen ve büyük bir yılan olarak kabul edilen ejder, hazinelerin ve gizli şeylerin bekçisidir. Ejder, hava ve suların hâkimidir. Ejder ile Zümrüdüanka'nın kavgası bereketli yağmurlar getirir. Ejder, Anadolu uygarlıklarında bulut olarak resmedilir. Selçuklu kervansarayları ve çeşmelerinde ejder; ebedî hayat, sonsuzluk ve mutluluk sembolü olmuştur.