Bir Güngülüz Vaktiydi...
Bir güngülüz (gelincik) vaktinde başlamıştı ilk buluşmamız. "Nasılsınız?" dediğim zaman titrek bir sesle hafif de kızararak, "İyiyim, teşekkür ederim. Siz nasılsınız?" demiştin. İlk muhatap oluşumuzdu o an…
Bir güngülüz (gelincik) vaktinde başlamıştı ilk buluşmamız. "Nasılsınız?" dediğim zaman titrek bir sesle hafif de kızararak, "İyiyim, teşekkür ederim. Siz nasılsınız?" demiştin. İlk muhatap oluşumuzdu o an…
Bir güngülüz (gelincik) vaktinde başlamıştı ilk buluşmamız. "Nasılsınız?" dediğim zaman titrek bir sesle hafif de kızararak, "İyiyim, teşekkür ederim. Siz nasılsınız?" demiştin. İlk muhatap oluşumuzdu o an. Birbirimizi karşı balkondan günlerce süzdükten sonra ilk buluşmamızdı, şehrin öbür ucundaki parkta... Göz temaslarımız birbirimizi öylesine aşina etmişti ki bizi bize...Sanki kırk yıllık bir tanışıklık hissi oluşmuştu yüreğimizde. Elli yıllık bir sevdanın sürgün vermeye başlayacak ilk tohumları böylece atılmıştı o gün. Bir güngülüz vaktiydi ilk buluşmamız...