Bir Gün Daha Kal
Beni görünce ağlamaya başladı. Sarıldı, ağlıyordu. Öyle bağıra çağıra, hüngür hüngür değil, sessiz, sakin, olgun, ağırbaşlı. Ama ben ilk kez görüyordum işte babamın ağladığını. Güldüğünü çok görmüştüm, çok…
Beni görünce ağlamaya başladı. Sarıldı, ağlıyordu. Öyle bağıra çağıra, hüngür hüngür değil, sessiz, sakin, olgun, ağırbaşlı. Ama ben ilk kez görüyordum işte babamın ağladığını. Güldüğünü çok görmüştüm, çok…
Beni görünce ağlamaya başladı. Sarıldı, ağlıyordu. Öyle bağıra çağıra, hüngür hüngür değil, sessiz, sakin, olgun, ağırbaşlı. Ama ben ilk kez görüyordum işte babamın ağladığını. Güldüğünü çok görmüştüm, çok gülmüştük beraber ama ne ağlarken görmüştüm ne de beraber ağlamıştık. Babam ağlıyordu. Ama babalar ağlamamalıydı. Ağlayan oğullarının kızlarının gözyaşlarını silmeleri gerekiyordu, ağlayamazlardı. Kendileri ağlarken çocuklarının gözyaşlarını silemezlerdi ki! Ama babam ağlıyordu işte. Bu satırları yazarken bile o kaldırımda durmuş, bana bakıyor, sessizce ağlıyordu…