Bektaşi Fıkraları
Türk toplumunda halkın yarattığı en belirgin, hiç dilden düşürülmeyen tiplerden biridir Bektaşî. Bilgili, hazırcevap, nüktedan bir insandır Bektaşî tipi. Halk tez ve karşı-tez çatışmasını temel alan tiyatro…
Türk toplumunda halkın yarattığı en belirgin, hiç dilden düşürülmeyen tiplerden biridir Bektaşî. Bilgili, hazırcevap, nüktedan bir insandır Bektaşî tipi. Halk tez ve karşı-tez çatışmasını temel alan tiyatro…
Türk toplumunda halkın yarattığı en belirgin, hiç dilden düşürülmeyen tiplerden biridir Bektaşî. Bilgili, hazırcevap, nüktedan bir insandır Bektaşî tipi. Halk tez ve karşı-tez çatışmasını temel alan tiyatro kavramını, kendi anlayışı içinde biçimlendirmeye çalışmış; kendi sesi, gücü, sağduyusu, aklı ve zekâsını ortaya koymak üzere, başrolü Bektaşî’ye vermiştir. Yılmaz Gruda Bektaşî fıkralarını, belleklere etkin bir biçimde işlemesi için, kurallarla fazla didişmeden, “manzum” olarak düzenledi. İpsiz-sapsız bir molla geçti karşıma: “Helada sakız çiğnemek günah mıdır?” “Günah değil!” dedim. “Sen yine de çiğneme! Görenler bir halt yediğini sanır!”