Bahçanızdan Erik Bile Çalmadım
EVELALLAH, EYVALLAH feryadım bir deli rüzgâr gibiydi düştüyse de “yar”larına gâvurdağı’nın yüreğim yanmadan önce... eserdi daim boranı cümle yörenin baraklar bozlaklar çığırırdık bir orkestra gibi çağlardık…
EVELALLAH, EYVALLAH feryadım bir deli rüzgâr gibiydi düştüyse de “yar”larına gâvurdağı’nın yüreğim yanmadan önce... eserdi daim boranı cümle yörenin baraklar bozlaklar çığırırdık bir orkestra gibi çağlardık…
EVELALLAH, EYVALLAH feryadım bir deli rüzgâr gibiydi düştüyse de “yar”larına gâvurdağı’nın yüreğim yanmadan önce... eserdi daim boranı cümle yörenin baraklar bozlaklar çığırırdık bir orkestra gibi çağlardık operalar gibi gürlerdik gürül gürül isyan ederdik hoyratlarla, deyişlerle, nefeslerle gül atanımız da olurdu, yas tutanımız da sinsi sinsi vuranımız da pusularda diz çökmedik; fermanlara, fetvalara evelallah, eyvallah salkım saçak dökülse de sözlerimiz sinesi yaralı meydanlara sulardı toprakları gözlerimiz harmanı harman eylerdik yolumuzu yol, yoldaşımızı yoldaş ekmeğimizi her dem helâl eylerdik evelallah, eyvallah haydi avşaroğlu adsız ozan haydi yağız süleyman; haydi bir daha, haydi bin daha evelallah, eyvallah