Aynalar Odası
"Artık insanlar bir saat kadar görüyor gün yüzünü. Sabahı bekleyenlerin hepsi bahçeye birikmiş meraklı mahkumlar gibi. Duvarların yıkılacağı günü bekleyen mahkumlar değiller, onlar çoktan çıktı. Bu mahkumlar…
"Artık insanlar bir saat kadar görüyor gün yüzünü. Sabahı bekleyenlerin hepsi bahçeye birikmiş meraklı mahkumlar gibi. Duvarların yıkılacağı günü bekleyen mahkumlar değiller, onlar çoktan çıktı. Bu mahkumlar…
"Artık insanlar bir saat kadar görüyor gün yüzünü. Sabahı bekleyenlerin hepsi bahçeye birikmiş meraklı mahkumlar gibi. Duvarların yıkılacağı günü bekleyen mahkumlar değiller, onlar çoktan çıktı. Bu mahkumlar yürüyerek çıkmayı bekliyor; ellerinde bavullarıyla; kendilerini karşılayan ailelerine doğru, havasını çekerek güzel günlerin... Geceler kısaldıkça ümitler artıyor, kiminin göğsüne sığmıyor heyecanı. Karanlığa alışkın olanlar da var ki gündüz hayaliyle yanıp tutuşmuştur onlar, bu yüzden ümitleri diri kalmamıştır. Ümitlerini yenilemek için her şartta hayatta kalacak olanı kullanıyor onların ellerinden tutanlar: sanatı. Sanatı bir hançer gibi saplıyorlar gecenin böğrüne. Ümitler tam anlamıyla dirilmese de yüzler gülüyor kimi zaman. Kimileri bundan epey güç buluyor."