Annemin Koltuğu
Bazı hikâyeler bir evin içinde başlar; çay kokusuyla, bir annenin sesiyle, bir babanın gülüşüyle... Ve zamanla o evin duvarlarına siner sevdiklerimizin hatırası. Bu hikâye, Zeynep Kamil’in sokaklarından…
Bazı hikâyeler bir evin içinde başlar; çay kokusuyla, bir annenin sesiyle, bir babanın gülüşüyle... Ve zamanla o evin duvarlarına siner sevdiklerimizin hatırası. Bu hikâye, Zeynep Kamil’in sokaklarından…
Bazı hikâyeler bir evin içinde başlar; çay kokusuyla, bir annenin sesiyle, bir babanın gülüşüyle... Ve zamanla o evin duvarlarına siner sevdiklerimizin hatırası. Bu hikâye, Zeynep Kamil’in sokaklarından Karacaahmet’in sessizliğine, bir mutfak masasından hastane koridorlarına uzanan bir yolculuk. Bir kız evladın annesine, babasına ve geçmişine duyduğu sarsılmaz sevginin ve içten bir vedanın hikâyesi. Kaybolan seslerin, unutulan yüzlerin ve hatıralarla ayakta kalan bir yüreğin anlatısı bu. Her sayfasında bir dua gizli, her satırında “anne” kelimesinin taşıdığı o derin anlam... “Bazı ayrılıklar sessizdir; ama geride bıraktıkları ses, bir ömür boyunca kalpte yankılanır.”