Allah Gençlerden Yana
Filtreli yüzler, filtresiz yalnızlıklar çağının ortasındayız! Bilginin görece çoğaldığı, hikmetin azaldığı, düşüncenin yüzeyselleştiği bir döneme şâhitlik ediyoruz hep birlikte. Her kuşak kendi penceresinden…
Filtreli yüzler, filtresiz yalnızlıklar çağının ortasındayız! Bilginin görece çoğaldığı, hikmetin azaldığı, düşüncenin yüzeyselleştiği bir döneme şâhitlik ediyoruz hep birlikte. Her kuşak kendi penceresinden…
Filtreli yüzler, filtresiz yalnızlıklar çağının ortasındayız! Bilginin görece çoğaldığı, hikmetin azaldığı, düşüncenin yüzeyselleştiği bir döneme şâhitlik ediyoruz hep birlikte. Her kuşak kendi penceresinden bakıyor hayâta; her nesil kendi düşünce dünyâsına salınan izleri seyrederek bir ömür tüketiyor. Tükenen ise sâdece zaman değil bu kez; insanlık, değerler ve “bir gençlik” tükeniyor… Haz odaklı, bireyci düşünce yapısıyla inşâ edilen bir sistemde evrensel değerler kirletiliyor! Ahlâkî değerler ve toplumsal sorumluluklar ise hiçe sayılıyor. İnsana semâvî/ilâhî yönü unutturuluyor… İşte bu sebeple insanı/gençliği tutup kaldıran, yıkayıp temizleyen, yeniden inşâ eden ve onları kucaklayarak göklere ağdıran bir el, bir çağrı, bir okul gerekli! “Peki, kimindir bu uzatılan el; kimdir bu çağrıyı yapanlar?” sorusuna tüm kalbimle şu cevâbı vermek istiyorum: Onlar, Kur’ân okulunun Alak, Kalem, Müzemmil ve Müddesir sınıflarında eğitimlerini tamamlayanlardır. Onlar; okuyanlar, yazanlar, yaşayanlar ve yaşatanlardır. Ve onlar Lokmân’ın öğütlerini bu yalnızlıklar çağında kendilerine azık edinenlerdir.